| |
Evli çiftlerin yaklaşık % 15-20
sinde istenilen zaman ve sayıda çocuk sahibi olamama
sorunu vardır. Eskiden kısırlık olarak olarak
tanımlanan bu durumu büyük bir oranda tedavi
edebildiğimiz için artık kısırlık kelimesi yerini
döllenme veya dölleme güçlüğüne terketmektedir.
Çocuk sahibi olabilme sorununda, sadece erkeğe bağlı
faktörler % 20 olup, ayrıca yaklaşık % 40 vakada da
erkekteki sorun kadındaki sorun ile birleşerek
çiftin çocuğunun olamamasına katkıda bulunmaktadır.
Böylelikle, çocuk sahibi olmakta zorluk yaşayan
çiftlerin % 50-60'ında, erkekteki bir sorunun kısmen
de olsa sebepler arasında yer aldığı söylenebilir.
Erkekte kısırlıkla ilgili sorunlar, çok büyük bir
çoğunlukla yapılan sperm tahlilinden anlaşılabilirse
de, bazı durumlarda özel tetkikler gerekebilir.
Yukarıdaki oranlar göz önünde bulundurulduğunda
çocuk sahibi olmakta zorlanan her çiftin erkeğinin,
eşi ile eş zamanlı olarak bir Ürolog-Androlog
tarafından değerlendirilmesi gerekliliği açıkça
ortaya çıkar. Erkek kısırlığına, bazıları ilaç veya
ameliyatla tedavi edilebilen, bazıları tedavi
edilemeyen, bazıları ise henüz tamamen
tanımlanamayan çok değişik etkenler sebep
olabilmektedir.
Tedaviler sonucu birçok erkeğin sorunu giderilerek,
normal cinsel ilişki ile çocuk sahibi olmaları
sağlanabilmektedir . Tedavisi olmayan durumların
saptanması halinde ise, çift gereksiz tedavilerin
ekonomik yükü ve stresinden kurtarılabilir. Erkek
kısırlığı, bazı hallerde altta yatan ve hayatı
tehdit eden ağır bir hastalığın da ilk bulgusu
olabilir!
Genetik sorunlardan kaynaklanan kısırlık
vakalarında, tüp bebek uygulamaları sonucu elde
edilecek çocuğun da sağlığını etkileyecek genetik
anomaliler önceden saptanabilir.
Kısırlık açısından erkeğin değerlendirilmesi, ilk
aşamada Ürolog-Androlog ile yapılan bir görüşme ve
doğru şartlarda sperm verilerek, W.H.O ( Dünya
Sağlık Örgütü) kriterlerinde değerlendirilen iki
adet spermiogram tetkiki ile başlatılır. Ülkemizde
birçok alanda olduğu gibi, laboratuar tetkiklerinde
ve özellikle Androloji alanındaki tetkiklerde de
büyük bir çoğunlukla belirli standartların
uygulanmaması, incelemenin kalite kontrolü altında
yapılmaması, uygun olmayan şartlarda verilen spermin
doğru protokollerle değerlendirilmemesi kısırlık
tetkiklerinin önemli oranda yanıltıcı sonuçlar
vermesine sebep olmaktadır.
Bu ilk basamak değerlendirmede gerek görüşme,
gerekse muayene veya sperm testinde sorun
belirlenmesi halinde daha detaylı tetkiklere
geçilecektir. Bu tetkikler spermle yapılan daha
detaylı tetkikler, hormon analizleri, ultrasonografi
ve bazı diğer radyolojik ve genetik testler
olabilir. Yapılan tetkiklerin tamamlanması sonucu
erkeğin menisindeki sperm hücrelerinin sayı,
hareketlilik ve kalitesi arttırarak, döllenme
kapasitesini yükseltecek tedavilere geçilir. Bu
aşamada, eşin tetkiklerini yapan Jinekolog ile
konsülte edilerek çiftin en kolay, ekonomik ve doğal
yoldan çocuk sahibi olabilmesi için uygulanacak
tedavi basamakları saptanmalıdır.
Kısırlık sorunu olan erkeklerin bir kısmı, eksikliği
saptanan hormonların yerine konması veya uygun
hormonal yapısı olan hastalarda ilaçlar ile sperm
üretimi arttırılarak tedavi edilebilir.
Sperm tahlilinde hiç sperm hücresine rastlanmayan
hastalar detaylı tetkikler ile değerlendirilerek
testislerde sperm üretimi olup olmadığı ve spermin
geçtiği kanallarda tıkanıklık durumu araştırılır.
Testislerinde sperm üretimi olduğu halde,
spermiogram tetkiklerinde hiç sperm hücresine
rastlanmayan hastaların bir kısmı özel mikrocerrahi
veya endoskopik yöntemlerle tedavi edilerek normal
cinsel ilişki yolu ile çocuk sahibi olmaları
sağlanabilir.
Ayrıca toplumdaki erkeklerin % 15'inde ve kısırlık
tanısı ile müracaat eden erkeklerin % 40'ında
saptanan varikosel ( testis damarlarında genişleme,
varisleşme ), sperm üretimini bozan en önemli
etkenlerden biridir. Varikosel, testislerde ısı
artışı ve toplardamardaki kullanılmış kanın testise
geri akımı sonrası mikro dolaşımı etkileyerek sperm
üretimini bozar; sayı, hareketlilik, yapı ve dölleme
kapasitelerini etkileyebilir. Değişik ağırlık
derecelerinde görülebilen varikoselin, tanısı
muayene ile ve çeşitli radyolojik tetkiklerle
konulabilir. Bazen ağrı sebebi de olabilen varikosel
genelde bir sağlık sorunu olmayıp sadece çocuk
sahibi olmak isteyen erkeklerde saptandığı takdirde
önem taşır. Bir uzmanın muayene sırasında
saptayamadığı, sadece doppler ulrasonografi ile
saptanan varikosel kısırlık nedeni olarak kabul
edilmemektedir. Ergenlik çağında başlayan varikosel
testislerin gelişmesine de engel olabilir, sperm
üretimine olan olumsuz etki yıllariçinde giderek
artar.
Ülkemizdeki gibi erkeklerin genç yaşta evlenmesi
halinde, varikoselden çok fazla etkilenmeden bir
çocuk sahibi olabildikleri, daha sonraki yıllarda
ise ikinci bir çocuk sahibi olmayı istediklerinde
yıllar içinde artarak süregelen varikosel etkisi
nedeni ile ikinci çocuğa sahip olamamaları da sık
görülen bir durumdur. Varikosel, mikrocerrahi
yöntemler kullanılarak, başarı ile tedavi edilebilen
ve en sık rastlanan, erkek infertilitesi sebebidir.
Tanısı doğru olarak konulan ve mikrocerrahi
yöntemlerin başarılı uygulaması ile tedavi edilen
varikosel vakalarında spermiogram değerlerinde %
80'in üzerinde istatistiki anlamlılık gösteren
düzelme sağlanır. Bu hastaların çoğu başka bir
tedavi gerektirmeden çocuk sahibi olabilirler. Geri
kalanların önemli bir kısmı ise rahimiçi aşılama
gibi, tüp bebek uygulamasından daha kolay ve
ekonomik bir yöntemden faydalanabilir düzeye
ulaşacaklardır. Daha önce varikosel ameliyatı
geçirmiş fakat netice alamamış olanların
çoğunluğunda nüks varikosel tabir edilen yetersiz
ameliyat durumu saptanmakta ve bu kişilerde de
mikrocerrahi düzeltme ameliyatı uygulanabilmektedir.
Tüp bebek (mikroenjeksiyon) tekniklerinde de sperm
hücrelerinin döllenme yeteneğini azaltan varikoselin
ortadan kalkmasıyla başarı oranlarının arttığı
saptanmıştır.
Kısırlık sorunu olan erkeklerde, varikosel
teşhisinin gerek muayene ve doppler ultrasonografi
yöntemlerinin hatalı uygulanması sonucu gerekse
ticari kaygılar ile gereğinden fazla konulduğunu
bilmekteyiz.
Özel mikrocerrahi tekniklerin kullanılmasıyla
gerçekleştirilen bu hassas operasyon yerine
uygulanan diğer teknikler ve başarısız uygulamalar
sonucu varikosel ameliyatı geçiren hastaların
yaklaşık % 40'ında varikosel ortadan kalkmamakta bir
kısmında ise düzeltilmesi mümkün olmayabilecek daha
ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Fayda oranı %
80'lerin üzerinde olan varikosel ameliyatının
gereksiz ve başarısız uygulamaları sonucu bu oran %
20'lere dek düşer. Bu nedenle ameliyat önerilen
kişilerin konuyu etraflıca tetkik ederek uzmanlar
ile konsülte etmeleri uygundur.
Çeşitli ilaç tedavileri, mikrocerrahi veya
endoskopik müdahaleler sonucu normal cinsel ilişki
ile çocuk sahibi olamayan fakat yeterli düzelme
sağlanan vakalarda rahimiçi aşılama yöntemi ilk
seçilecek yardımlı üreme tekniğidir. Tüp
bebek-mikroenjeksiyon yöntemlerine göre daha basit,
ekonomik, komplikasyonsuz ve benzer başarı
oranlarına sahip olan bu aşılama (IUI) yönteminde
eşin adet döneminde daha fazla yumurta üretmesi
ilaçlarla sağlanır ve uygun zamanda erkek,
laboratuarda sperm verir. Erkeğin verdiği spermlere,
uygun fizik ve kimyasal ortamlarda hareketlilik
kazandırılır, dölleme yeteneğine sahip olabilecekler
seçilerek uygun ortamda iletildikleri Jinekolog
tarafından rahim içine özel bir kanül ile enjekte
edilir. Bu yöntemde her denemede % 20-25 hamilelik
şansı vardır ( tamamen normal insanlarda adet dönemi
başına hamilelik şansı % 35' tir ). Son zamanlarda
bazı yeni uygulanan maddeler ile (PAF-IUI) bu
oranlarda ciddi artışlar sağlandığı
bildirilmektedir.Bu kolay ve ekonomik yöntem eşin
takibi ve sperm hazırlama işlemlerinin doğru şekilde
uygulanmasıyla 4 adet dönemi süresince denenmelidir.
Bu yöntemden sonuç alamayan veya bu yönteme uygun
spermiogram değerlerine sahip olmayan erkekler için
son çare bir tüp bebek yöntemi olan ICSI (Intra
Cytoplasmic Sperm Injection) uygulanmasıdır. Tüp
bebek yönteminde tek bir sağlıklı spermin tek bir
yumurtanın içine laboratuarda yerleştirilmesiyle
döllenme sağlanır ve döllenen yumurta kadının
rahmine yerleştirilir. Bu esnada kadına çok yumurta
üretmesi için verilen yüksek doz hormonlar ciddi
sağlık sorunlarına ve erken menopoz gibi istenmeyen
etkilere yol açabilir. Çocuklar genelde sağlıklı
doğmakla birlikte düşük oranlarında ve doğumsal
anomalilerde bir miktar artış olduğu bilinmektedir.
Mikroenjeksiyon adı da verilen bu pahalı ve zor
yöntem tüm sakıncalarına rağmen eskiden çocuk sahibi
olamayacağı düşünülen fakat menisinde veya
testislerinde çok az sayıda da olsa spermi olan
erkekler için bir şans doğmasını sağlamıştır; her
denemede çocuk sahibi olma oranı % 25-30
civarındadır (Take home baby rate).
Son zamanlarda hiç sperm hücresi olmayan erkekler
için de kopyalama ve diğer vücut hücrelerinden döl
hücresi elde etme gibi (kök hücre) ümit vaad eden
çalışmalar yapılmaktadır.
SIK SORULAN SORULARA CEVAPLAR:
Bebeği olmayan çiftler öncelikle ne yapmalı, Erkek
mi kadın mı ilk olarak doktora başvurmalı?
Çocuğu olmayan çiftler aynı süreçte tetkik
edilmelidir. Kadınlar bir Kadın-Doğum uzmanı
erkekler ise bir Üroloji-Androloji uzmanı tarafından
eş zamanlı olarak değerlendirilmelidir. Bu iki
uzmanın iletişim içinde olmaları da çok faydalıdır.
İlk başta direkt olarak özel bir tüp bebek merkezine
gitmek doğru değildir. Tüp bebek-mikroenjeksiyon
yöntemlerine başvurmadan daha kolay ve ekonomik
olarak birçok çift tedavi edilerek çocuk sahibi
olabilmektedirler.
Erkek kısırlığının nedenleri ve çeşitlerini maddeler
halinde anlatır mısınız?
Erkek kısırlığı çok çeşitli nedenlerden ortaya
çıkabilir: hormonal nedenler, genetik-ailevi
nedenler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar,
geçirilmiş ameliyatlar, doğumsal anormallikler,
çevresel , kimyasal etkenler vb. En sık görülen ve
mikrocerrahi ile olumlu sonuç alınabilen bir neden
de yumurtalık damarlarında varisleşme-yani
varikoseldir.
Erkek kısırlığı ilaçlara bağlı olabilir mi?
Eroin, morfin gibi maddelerin kullanımı ve vücut
geliştirme çalışan insanların doping için aldıkları
maddeler, çocuk olmasını engelleyebilir ve
zorlaştırıcı etkilerde bulunabilir. Bu tip ilaçlar
kasları kuvvetlendirmek adına vücudun normal
hormonal düzenini bozar, dışarıdan bol miktarda
vücuda alınması sonucu bunların vücutta üreten
hücreler ve sistemler zayıflayarak devre dışı
kalabilir.
Sigara kısırlık nedeni olabilir mi?
Sigara sperm yapısı üzerinde olumsuz etki yaratır.
Yapılan geniş sayıda araştırmalarda sigara kullanan
erkeklerde bu tip sorunların daha fazla olduğu
gözlemlenmektedir.
Alkol kullanımı kısırlık nedeni mi?
Hayır sosyal anlamda alkol kullanımının spermler
üzerinde bir etkisi yoktur. Alkol de uzun süreli ve
sık kullanımında sorun yaratır. Ancak sigara
alkolden daha zararlıdır. .
Erkeklerde kısırlık nedenlerinden biri olan kanal
tıkanıklığı nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık 4 farklı sebebe bağlıdır.
1-Zaman içerisinde gelişen kistlere bağlı olarak
tıkanıklıkortaya çıkabilir.
2- Doktor eliyle yani vazektomi denilen bir doğum
kontrol yöntemi sonucu tüplerin bağlanmasıyla
gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik nedenlerle nakil
yolları olan tüplerin kısmen veya tamamen
gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
4- Cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar sonucu da
bu kanallarda tıkanmalar oluşabilir. Gonore (bel
soğukluğu) gibi kadınlardan cinsel ilişki ile
kapılan tedavi hastalıkların edilmemesi sonucu
kısırlık ortaya çıkabilir.
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları artık özel
mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile çoğu vakada
başarı ile giderip normal yolla hamile kalınması
sağlanabilmektedir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkları kişi kaptığı
günlerde anlayamaz mı? Sadece çocuk sahibi
olamadığında mı anlaşılır?
Bu hastalıklar her zaman olmasa da çoğu kez belirti
verir; mesela idrar yaparken yanma, tıpkı nezledeki
gibi idrar yolundan akıntı olması gibi. Bu
hastalıkların ilerlemesine yetersiz tedavi de sebep
olmaktadır. Eczaneden veya kulaktan dolma tavsiye
ile bilinçsizce alınan ilaçlar hastalığı tam olarak
tedavi etmeyebileceğinden hastalık idrar yolundan
prostat ve testislere ilerleyerek kısırlığa yol
açabilmektedir. Tüberküloz yani verem hastalığı da
kısırlık yapabilir.
Kabakulak kısırlık yapar mı?
Kabakulak hastalığını ergenlikten sonra geçiren
erkeklerin yüzde 30'unda yumurtalıkta şişme ortaya
çıkar; virüs yumurtayı da etkiler Eğer çift taraflı
olursa ve döl hücreleri üreten yumurtalar tamamen
zarar görürse kısırlık ortaya çıkar.. Bu hastalığı
çocuklukta geçirmeyenlerin ergenlik dönemi ve
sonrasında kabakulak aşısı olmaları, eğer hastalığa
yakalanırlarsa da yumurta iltihabını önleyen ilaçlar
kullanmaları gerekir.
Tüm bu kısırlık nedenleriden hangileri tedavi
edilebilir?
Erkek kısırlığının en sık rastlanan ve tedavisi
mümkün olan nedeni varikoseldir. Ergenlikte başlayan
yumurta damarlarındaki varisleşme giderek ilerler ve
spermlerin sayı, hareketlilik ve dölleme gücünü
zamanla düşürür. Geç kalınmadan ve özel mikrocerrahi
teknik ile ameliyat edilerek ortadan kaldırılabilir.
Mikrocerrahi yöntemin başarısı %99 un üzerinde olup
hastaların %80 i ameliyattan fayda görür. Eski
yöntemler ile başarısız varikosel ameliyatı
geçirenlere de mikrocerrahi teknik ile düzeltme
ameliyatı yapılabilir. Son 10 yılda yaklaşık 2000
kişiye uyguladığımız bu yeni yöntem ile birçok hasta
doğal yoldan çocuk sahibi olmuştur. Ayrıca bu teknik
ile aşılama ve tüp bebek yapılması gereken
hastalarda da döllenme oranları artmaktadır. Meni
kanallarında tıkanıklık saptanırsa bunu ortadan
kaldırıcı mikrocerrahi ya da endoskopik ameliyatlar
da yapılabilmektedir. Sonuç alınamayan durumlarda
basamaklı olarak yardımlı üreme teknikleri
uygulanır. Öncelikle erkeğin sperm üretimini
maksimum düzeye çıkarılır daha sonra bir aşılama
yada tüp bebekle döllenme sağlanır. Hormon eksikliği
olanlarda ise ilaçlarla tedavi mümkündür.
Aşılama ne demek?
Erkeğin laboratuarda meni vermesi sonucu en iyileri
seçilip bazı kimyasal maddeler ile hareketlilik
arttırılır. Aynı şekilde kadının da yumurta sayı ve
kalitesi ilaçlarla artırdıktan sonra aşılama işlemi
bir Kadın-Doğum uzmanı muayenehanesinde aşılama
yapılabilir. Anesteziye ihtiyaç olmadan erkeğin
spermi bir çeşit enjektörle kadının rahmine
bırakılır ve spermlerin yumurtayı döllemesi
beklenir. Bu yöntem hem erkek hem de kadın
kısırlığında kullanılır. Varikoseli olanların bu
işlem öncesi tedavisi başarı şansını arttırır.
Aşılama ve bu konuda hamilelik oranlarını arttıran
yeni bir teknik olan PAF-IUI hakkında detaylı
bilgiyi www.cocukistiyoruz.com da bulabilirsiniz.
Sperme bağlı kısırlık sorunları nelerdir?
Miktar azlığı, kıvamı bozukluğu, hücre
hareketliliğinde düşüklük, hücrelerin ölü olması ve
iltihap gibi nedenler olabilir. Sperm hücrelerinde
yapısal bozukluk da görülebilir. Bunlar göz ile
saptanamaz uzman Androloji laboratuarlarında
mikroskopik analiz ile bu konuda özel eğitimli
teknisyenler tarafından değerlendirilir.
Kimin çocuğu olmaz?
Yumurtasında hiç sperm hücresi olmayan erkekler
çocuk sahibi olamaz. Ancak ilerleyen teknoloji ve
kök hücre çalışmalarının gelişmesi ile bu sorunun da
ortadan kalkacağı öngörülmektedir. Vücuttan elde
edilen kök hücre sperm hücresine farklılaştırılarak
yumurtasında dahi hiç sperm hücresi olmayanların
çocuk sahibi olabilmeleri için çalışmalar
yapılmaktadır. Klonlama yani kopyalama tekniğinde
ise sadece çiftlerden birinin genetik materyali
kullanıldığından doğacak çocuk ortak bir ürün
olmayıp çiftlerden birinin genetik kopyası
olmaktadır.
Türkiye'de yapılamayan kısırlık tedavileri var mı?
Hayır, her ameliyat ülkemizde başarı ile
yapılabilmektedir. Hatta vaka çokluğu nedeni ile
başarı oranları en ileri merkezlerin üzerinde
gerçekleşebilmektedir. Hastalara düşen bu konuda
gerçekten uzman olan kişilere ulaşmak, sadece maddi
kaygı ile yapılan ticari uygulamalardan sakınmaktır.
Çocuğum olmuyor diyen bir erkeğin nereye başvurması
gerekiyor?
Üroloğa hatta bir Androloğa başvurması gerekiyor.
Androloji iki kollu bir bilim dalıdır. Bir kolu
kısırlık yani infertilite diğer kolu da impotans.
Yani erkeklik sorunlarıyla ilgilidir. Çiftler direk
tüp bebek merkezlerine değil önce doktorlara
başvurarak tedavi olmalıdır. Böylelikle birçok basit
sorun tedavi edilir, doğal yoldan çocuk sahibi
olunabilir. Tüp bebek gibi pahalı ve komplikasyonlu
bir yöntem sadece gerek duyulan çiftlerde ve son
çare olarak uygulanmalıdır. Mesela yumurtasında
kanser başlangıcı olan bir erkeğin sperm sayıları
azalır ve bu kişi bir Ürolog tarafından görülmeden
tüp bebek uygulamasına girer ise hayatı tehlikeye
girer. Aynı şekilde basit bir girişim ile düzelecek
bir sorun da atlanabilir.
Tedaviye nasıl başlamalıyız?
Aslında her ikisinin de aynı anda başvurması
gereklidir fakat önce erkeğin tetkiklerinin
yapılmasında fayda vardır. Kültürel yapımız gereği
kısırlık söz konusu olduğunda hep kadınlar doktora
gönderilmekte, erkekler ancak en son aşamada
gitmekte yada hiç doktora gitmemeyi tercih
etmektedirler. Öncelikle kadınların kısırlığı son
aşamasına kadar araştırılmakta hatta gereksiz yere
birçok tedaviler uygulanmaktadır. Çocuğu olmayan bir
erkek önce Androloji konusunda uzman bir Üroloji
uzmanına, bir Androlog’a başvurmalıdır. Önce
muayene, özel sperm ve hormon tetkikleri
gerçekleştirilir.
Erkek kısırlığında tedavi basamaklar halinde
uygulanır; başlangıçta basit ve sebebe yönelik
tedaviler tercih edilir. Sorun tam olarak ortadan
kaldırılarak çiftin evlerinde hamilelik sağlaması
için ilaç tedavisi, mikrocerrahi, endoskopi
uygulanabilir. Kesin tedavi olamasa bile erkeğin bu
tedaviler ile durumunun kısmen düzelmesi sağlanarak
yardımlı üreme tekniklerinden daha yüksek başarı ile
faydalanabilecek hale gelmesi sağlanır. Uygun
çiftler kocanın laboratuarda hazırlanan spermlerinin
jinekolog tarafından eşe verilmesi
(aşılama-inseminasyon) yönteminden fayda görebilir
iken durumu daha ağır olanlara mikroenjeksiyon-tüp
bebek uygulaması son çare olarak gerekebilir.
Mikrocerrahide uygun kişilerde fayda oranı %80 olup
hamilelik %40’a varabilmektedir. Aşılamada deneme
başına % 20, tüp bebekte %25 hamilelik
sağlanabilmektedir.
Günümüzde tam kısırlik durumu çok daha nadirdir.
Mikrocerrahi, endoskopi ve yardımlı üreme teknikleri
ile eskiden netice alınamayan durumlarda bile
çiftler çocuk sahibi olabiliyor. Erkekler suçu
eşlerine atmak yerine kendileri de detaylı tetkik
olmalıdır. Normal gibi görünen tek bir sperm tahlili
yeterli değildir. Ayrıca çocuk sahibi olan bir
erkeğin zaman içinde-örneğin varikosel etkisi ile-
çocuk sahibi olamaz hale gelmesi de mümkündür.
Kısırlık tedavisinde yurdumuzda tüm ileri tetkik ve
tedaviler uygulanabilmektedir. Fakat kalite kontrolü
ve tedavinin basamaklı yapılması ilkelerine
uyulmayabilmektedir. Birçok tetkik ve tedavi çoğu
zaman gerekli kalitede gerçekleştirilmemektedir.
Ayrıca ticari amaçlar nedeni ile çiftler gereken
tetkik ve basit tedaviler denenmeden pahalı ve ciddi
anne ve çocuk sağlığı komplikasyonlarına yol
açabilecek tüp bebek denemelerine ilk adım olarak
başlatılabilmektedirler. Çok kolay ve ekonomik
çözümler denenmeden ve bilhassa erkek tedaviler ile
en uygun hale gelmeden tüp bebek yöntemine
geçilmemelidir. Mikrocerrahi, endoskopi ve ilaç
tedavileri birçok çifti tüp bebeğe gerek kalmadan
çocuk sahibi yapabilmekte, en azından tüp bebek
uygulamasındaki başarı şansını arttırmaktadır
Sitede neler var : erkek kısırlığı erkeklik
sorunları iktidarsızlık prostat anti-aging |
|