doctor
biography

Prostat Nedir?

Doğuştan itibaren her erkekte bulunan ve idrar torbasının çıkışını çepeçevre saran bir salgı bezidir. İdrar yollarının savunmasını yapan ve meniye katılan birtakım salgılar üretir. Prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Belirli bir yaştan sonra prostat hormonlardaki değişimin de etkisi ile yavaş yavaş büyümeye başlar; bu büyüme tamamen fizyolojiktir. Saçlara ak düşmesi, derinin kırışması gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Prostatın büyümesi için iki koşulun bulunması gerekmektedir.

1-İnsanın yaşlanması

2-Erkeklik hormonunun olması: Prostat sorunu olabilmesi için erkeklik hormonunun belirli bir seviyede olması gerekir. Hadım edilmiş, yumurtalıkları alınmış bir kişinin prostat büyümesi sorunu olmaz.

Prostatın değişik türleri var mı?

Prostatın 3 tane önemli ve birbirinden farklı hastalığı vardır. Bu üç hastalık bu organda genellikle değişik zamanlarda olmakla birlikte birbirinden tamamen ayrı olup aynı anda üçü birden de bulunabilir.

1- Prostatitler: Prostatın iltihabıdır. Ani ve çok şiddetli bir prostat iltihabı olduğunda insanı hastaneye aceleyle getiren, idrarı yapamaz hale getiren bir hastalıktır. Ağırlıklı olarak gençlerde görülür ve cinsel yolla bulaşan mikroplarla oluşur. Hijyene dikkat etmemek de prostat iltihabına neden olabilir. Yüksek ateş ve idrar yapamama gibi şikayetlerle başlar ve kişiyi yatağa düşürebilir. Prostat iltihabının tam olarak tedavi edilmesi zordur, çünkü bu organın iç kısımlarına antibiyotikler zor geçer ve iltihap bu nedenle kronik (müzmin) hale gelerek yıllarca sorun yaratabilir. Bu nedenle bilhassa cinsel yolla bulaşan hastalıklardan şüphelenildiğinde mutlaka laboratuvar tetkiklerinin yapılması ve doğru tedavi edilmesi gerekir. Doğru tedavi edilmezse yıllarca bu durum devam eder ve sonucunda da kısırlık bile ortaya çıkabilir.

2-Prostatın büyümesi: Büyüyerek çevresinde bulunduğu idrar yolunu sıkılaştırması ve idrar yapmada zorluk oluşmasıdır. Bu durum ileri yaşlarda hemen hemen herkeste normal olarak bir miktar görülebilir. Sonuçta erkeklerin yüzde 10'u hayatlarının belirli bir döneminde prostatla ilgili bir sorundan dolayı ameliyat olurlar.

Prostatı olan kişi ne hisseder?

1-İdrar yaptıktan sonra boşalamama hissi
2-Sık sık idrara gitme
3-İdrar yaparken kesik kesik yapma
4-Sıkışık bir şekilde ve sık sık koşarak aciliyet hissi ile tuvalete gitme
5-İdrar yaparken akımın çok ince olması
6-İdrar yaparken ıkınmak zorunda kalmak
7-Geceleri 2 ya da daha fazla tuvalete kalkma ihtiyacı
8-İnce ve ayak dibine doğru ileri atım yapamadan idrar yapmak
9-İdrar yapma sonrası damlamalar olması
10-İdrar kaçırma
11-Mesanenin dolarak şişmesi ve idrar yapamama sonrası şiş bir karınla hastaneye gitmek

Prostat belirtileri gösteren kişi ne yapmalıdır?

Bu belirtilerin ne şiddette olduğu ve hayatı ne kadar etkilediği önemlidir. 60 yaşında bir insanda bunların bir kısmı olsa dahi bu durum böbreklerine, idrar yollarına bir zarar vermiyorsa yani iltihaba vs. neden olmuyorsa burada kişiye bağlı bir karar verilmelidir. Kişinin sosyal hayatı, çalışma hayatı değerlendirilir; örneğin kişi bir çiftçi ise bu tür durumlarla daha kolay başa çıkabilir, tarlada çalıştığı için istediği zaman tuvalete gider. Hasta hakim veya bir holding yöneticisi ise mahkeme ya da toplantı sırasında sık sık ara vermek zorunda kalacak, bir şoför ise ikide bir benzinci aramak zorunda kalacaktır. Daha çok evinde vakit geçiren bir emekli ise kalkıp isteği zaman tuvalete gidebilir. Herkesin prostatı büyür ama gerçekte sadece bazıları ameliyat olmak zorunda kalır. Gençliğindeki kadar rahat idrar yapamamakla birlikte gerçekten ameliyat edilmesine gerek olmayan kişileri lüzumsuz yere ameliyat edersek daha mutsuz insanlar ortaya çıkar. Kendilerine ameliyat önerilen ve ameliyatlarını benim yapmam için gelenlerin önemli bir kısmına ameliyatın gereksiz olduğunu anlatmak zorunda kalmaktayım

Prostat kanseri

İleri yaşlarda sık görülen bir başka türü de kanserdir. 60 yaşındaki insanlarda yüzde 30, 70 yaşındaki insanların yüzde 40'ında kanser başlangıcı olacak kadar bozulmuş hücrelere rastlanır. Batı ülkelerinde trafik kazalarında ölen belirli yaşlardaki erkekler tarandığında 70 yaşındakilerin yarıya yakınında kanserli hücreler görülmüştür. Prostat kanseri erken aşamalarda yakalandığında tamamıyla tedavi edilip vücuttan yok edilebilir ve hastalıktan eser kalmaz. Ama geç teşhis edilirse bu hastalık kemiklere yayılırsa sadece idare edici tedaviler yapılır. Batı ülkelerinde 45-50 yaşından itibaren PSA denilen basit bir kan tetkiki ile tarama yapılarak, kanser başlangıcı olup olmadığı araştırılır. 50 yaş sonrası her erkeğin 6 ayda bir düzenli olarak yaptırmasını öneririm. Prostat büyümesi nedeni ile açık, kapalı veya lazer ile ameliyat olanlarda da bu risk devam ettiğinden PSA testine devam edilmesi önemlidir.

Prostat için başvuran kişi daha sonra hangi aşamalardan geçiyor?

Prostat için başvuranlarda tüm bu şikayetler değerlendirildikten sonra makattan parmakla muayene yapılır. Hem kanser olup olmadığını bir dereceye kadar değerlendirmek hem de prostatın ne kadar büyüdüğünü değerlendirmek açısından bu tetkik önemlidir. Prostat normalde kestane boyutlarında bir organdır; biraz büyürse bir mandalina kadar daha büyürse portakal kadar daha da büyürse bir greyfurt kadar olur. Normalde 20 gram olan bu organ 200-250 grama kadar ulaşabilir. Dışarıdan bakılınca büyüme görülmez, makata doğru büyür, kabızlığa benzer dışkılama sorunları dahi yaratabilir. Gerektiğinde makattan yapılan bir ultrasonografi ile detaylı olarak boyut ve iç doku olarak incelenebilir. Karından üzerinden yapılan ultrasonografi prostat hakkında gerekli bilgileri sağlamaz. Kanser şüphesi varsa makattan ultrasonografi eşliğinde iğne biyopsisi ile her hangi bir anestezi gerekmeksizin parçalar alınıp patoloji incelemesi yapılarak dokuda kanser olup olmadığı anlaşılır.

Prostat ameliyatı nasıl yapılıyor?

Habaset düşünülmeyen vakaların uygun olanları kapalı ameliyatla, gerektiğinde de açık ameliyatla tedavi edilir. Son yıllarda gelişen lazer teknolojileri özellikle Green Light (yeşil ışık) adlı lazer yöntemi de küçük prostatların kapalı yöntem ile tedavisinde kullanılmaktadır. Kapalı ameliyatlar genellikle 90 gramın altında olanlarda kullanılır. Kapalı ameliyat eğer uygulamayı yapan Ürolog bu konuda deneyimli ise en az açık ameliyat kadar başarılıdır ve tercih edilmelidir. Hasta çok daha az süre hastahanede kalır ve daha konforlu bir ameliyat süreci yaşar. Prostat belirli bir boyutun üzerinde büyürse veya ek bazı başka sorunlar bulunmaktaysa açık ameliyat tercih edilebilir. Prostat ameliyatında prostat kanseri ameliyatından farklı olarak tüm prostat alınmaz. Prostatı bir portakal olarak düşürseniz prostat büyümesi sulu iç dokunun şişmesi ile oluşur. Kanser ise genellikle kabuk kısmındadır, kanser ameliyatında kabuk tabir ettiğimiz kısımla birlikte meni keseleri de çıkartılır.

Kapalı ameliyat nedir?

Kapalı ameliyatta penisten fiberoptik bir aletle girerek prostatın içinden bir portakal oyulması gibi kazınmasıyla yapılır. Deneyimli ellerde en başarılı ve tercih edilen yöntemdir. Ameliyatlarımın tamamına yakınında kapalı ameliyatı (TUR-P) tercih etmekteyim, sadece kapalı yapılamayacak vakalarda açık cerrahi uygulanmalıdır.

Açık ameliyat nedir?

Açık ameliyatta prostata karından kesi yapılarak ulaşılır ve prostatın büyüyen dokusu çıkartılır; kapsül kısmı vücutta kalır. TUR ameliyatına göre kan kaybı, ameliyat süresi, sondalı kalma süresi, hastanede kalma süresi ve komplikasyon oranları daha fazladır.

Prostat için ameliyat dışında başka hangi tedaviler uygulanır?

Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi gibi bir takım ek tedavi yöntemleri denenmekte ise de en başarılı ve kesin tedavinin cerrahi olduğu kabul edilmektedir. Ameliyat olamayacak kadar ağır durumda olanlar, kalp hastalığı olanlar, anestezi alamayacak durumda olanlar, kalp sağlığı açısından sorunu olanlar ya da çok ileri yaşlarda olup narkoz riski yüksek olanlara ilaç tedavisi ile yardım denenmelidir. Bununla birlikte genç yaştaki prostat hastalarına sürekli olarak kullanmaları gereken ve yan etkileri de olan ilaçları kullandırmak yerine bir saatten az sürecek, yaşamlarının geri kalan kısmında bu sorundan kalıcı olarak kurtulmalarını sağlayacak bir kapalı müdahale yapmayı tercih etmekteyim.

Bu ameliyatların riski nedir?

Tüm ameliyatlar belirli oranlarda komplikasyon riski içerir, risksiz ameliyat yoktur. Kapalı prostat ameliyatının komplikasyonları açık prostat ameliyatının komplikasyonlarına göre çok daha düşük olup, ehil ellerde komplikasyonlara çok nadir rastlanır. Günümüzde kapalı, açık prostat ameliyatları ve prostat kanseri ameliyatları eskiye göre çok daha hızlı ve düşük risk ile gerçekleştirilebilmektedir.

Prostat ameliyatı ne kadar sürer?

Kapalı prostat ameliyatı 1 saatin altında sürer. Açık prostat ameliyatı 1.5 saat sürer. Kanser ameliyatı 1.5-2 saat sürebilmektedir.

Ameliyat sonrası hastanede kaç gün yatmak gerekir?

Kapalı prostat ameliyatı sonrası sadece 2-3 gün hastanede kalınması gerecektir. Açık prostat ameliyatı sonrası ise 4-5 gün hastanede kalınır. Prostat kanseri ameliyatında da hastanın 5 gün civarında hastanede kalması gerekmektedir.

Yeni gelişen Green Light (Yeşil Işık) lazer ile prostat yöntemi hakkında bilgi verirmisiniz?

Bu yeni ve başarılı bir teknoloji ülkemize ilk gelişinde mucize bir yöntem gibi abartılı bir şekilde tanıtılmıştır. Hasta konforu açısından uygun hastalarda benim de tercih ettiğim bu yöntemde tıpkı kapalı ameliyat gibi idrar yolu girişinden fiberoptik bir alet ile girilerek prostata ulaşılır ve görüntü altında lazer enerjisi kullanılarak prostat buharlaştırılır. Netice açısından diğer ameliyatlardan farklı olmamakla birlikte, lokal anestezi ile uygulanabilmesi, kanamanın az olması, bazı hastalarda sonda dahi kullanılmayabilmesi, diğerlerinde ise 1-2 günde sondanın alınabilmesi önemli avantajlardır. En önemli dezavantaj ise cihazın ve sarf malzemesinin pahalılığından dolayı fiyatın yüksek olması ve prostatı büyükçe olan hastalarda yeterli başarı sağlamamasıdır.

Prostat kanserinin belirtileri ile prostat hastalığının belirtileri aynımıdır?

Prostat kanserinin kendine özgü bir belirtisi yoktur. Hiçbir belirtisi olmadan ilerleyip kemiklere geçerek ve ancak bir kemik kırılması ile ileri dönemde ortaya çıkabilir. Mutlaka 50 yaş civarından başlayarak prostatınızı yılda 2 defa kontrol ettirmenizi öneririm.

Prostat hastalıklarını önlemek için yapılacak bazı şeyler var mı?

Sebze meyve türü beslenmeye ağırlık verilmesi önerilebilir. Batı usulü fast-food tarzı beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı iddia edilmektedir. Prostatı önlemek için yapılacak belirli bir bitkisel tedavi şekli olmasa da doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi geldiği söylenebilir. Bitki köklerinden üretilen ilaçlardan da bahsedilmekle birlikte bunların hiçbirinin bilimselliği kanıtlanmamıştır.

Prostat sonrası bir iktidarsızlık sorunu oluşur mu?

Prostat ameliyatı olanlar zaten belirli bir yaşın üzerinde bulunmaktadırlar ve bir de ameliyat geçirince iktidarsızlık en azından kendine güvensizlik sonucu ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca ileri yaş grubundaki şeker, kalp, tansiyon gibi cinsel gücü etkileyen hususları da göz önünde bulundurmak lazımdır. Kapalı prostat ameliyatı sonrası en fazla % 10, açık prostat ameliyatı sonrası %15 kadar iktidarsızlık riski bulunmaktadır. Kanser ameliyatında ise iktidarsızlık riski uygulanan tekniğe göre daha fazla olabilir. Sinir koruyucu yöntem uygulanması prostat kanseri ameliyatından sonra iktidarsızlık sorununu engelleyebilirse de her kanser vakası bu tekniğin uygulanmasına müsait değildir.